Anasayfa Araştırma Grupları MADAG İnsuyu Dalışları
İnsuyu Dalışları
Salı, 04 Eylül 2007 17:09

madag3.jpg Göller Bölgesi İçsularında Karstik Araştırma: İnsuyu Mağarası Dalışları ve Keşifleri

MADAG tarafından 2005 yılında İnsuyu Mağarasına önkesif çalısmaları yapıldı. Büyük Göl'e yapılan dalışlarda gölün derin olması nedeniyle, bazı kolların ilerleme olasılığı görülmüstür. Uzun soluklu bir proje yazılma kararı alınmıstır. Hazırlanan proje, sponsor arayısları sonucunda Chronos İstanbul tarafından kabul edilmis, 2006 mayıs ayında ilk çalısmalara başlanmıştır.

19-21 Mayıs 2006 tarihleri arasında yapılan çalısmada Büyük Göl'de mağara dalıs malzemeleriyle dalışlar yapılmış, kollar arastırılmıs, video ve fotoğraf ile belgelenmistir. Büyük Göl'de sualtında ilerleyen ya da diğer galerilere bağlanan bir kol bulunamaması üzerine çalısmalar suüstüne yoğunlastırılmıstır. İkinci bölüm olarak adlandırılan turizme açık olmayan bu kısıma yaklasık 1 metre çapında 25 metre uzunluğunda dar geçiş bulunmuştur. Daha sonraki çalışmalarda mağaranın diğer bir girişi ile bağlandığı kesfedilen bu geçiş, genişleyerek Ana Galeriye bağlanmaktadır. Bu galeride toplam 3 adet göl bulunmuştur. (Umut Gölü, Kristal Göl ve Kuyu Gölü)

22-25 Haziran 2006 tarihleri arasında yapılan ikinci çalısmada Umut Gölü'nün sağ duvarından baslayarak mağara dalısları, ve diğer göllerde serbest dalıslar yapılmıstır. Daha önce bu mağaraya çalısma yapan Süleyman Demirel Üniversitesi ekibi tarafından çizilen krokiye uygun ilerleme noktası bulunamamıstır, ancak Umut Gölü'nün sol duvarından ilerlendiğinde, 2 metrelik bir duvar asıldığında dar çatlaklardan ilerlenerek daha farklı göllere ulaşılmıştır. Fakat bu kol da harita çizimleriyle benzerlik göstermemekteydi. Bu farklılıklar göz önüne alındığında mağaranın yeniden bir haritasının yapılması ve tüm kolların incelenmesine karar alınmıs ve bu amaç doğrultusunda Ana Galerinin ayrıntılı haritasının çizilmesi için ölçümler yapılmıstır.

22-29 Temmuz 2006 tarihleri arasında yapılan üçüncü çalısmada, Umut Gölü'ne yapılan mağara dalısı sonunda mağaranın ilerleyen kolu bulunmus ve haritalandırılmıs, daha sonrasında bu kolun suüstünden bağlantısı kesfedilmistir. Bu kolda 5 göl bulunmustur. Mağaranın ikinci bölümünün yanısıra turizme açık kısmıma paralel olarak gelişen kollar keşfedilmiş ve haritalandırılmıstır. Oldukça dar ve karmasık bir yapıya sahip bu kolların sonunda soda tüpü olusumlarının yanı sıra birçok göle rastlanmıstır. Kırkayak, sıçan ve yarsaya da rastlanan bu bölümün harita çalısmaları henüz tamamlanamamıstır.

23-25 Eylül 2006 tarihleri arasında yapılan dördüncü etap çalısmasında çalısmada Umut Gölü'nün sağ duvarından baslanarak yapılan dalıslarda 200 metre hat dösenmis fakat mağaranın sonuna ulasılamamıstır. Duvar ve tavanlar da dahil olmak üzere taban silt ile kaplı olup, en ufak bir harkettte görüs mesafesi sıfırlanmakta ve bu durumun geçmesi birkaç gün almaktadır. Bu nedenle kesifler bittikten sonra haritalamak mümkün olmamıstır. Kara çalısmalarında ise Ana Galeriden ilerleyen 3 kolun son noktalarına kadar gidilmis ve haritası tamamlanmıstır. Bu kollardan alınan su ve sarkıt örnekleri UKAM (Uluslararası Karst Arastırma Merkezi)'ne, canlı örnekleri ile Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne gönderilmiştir.

BULGULAR
Genel Uzanım:
İnsuyu Mağarası'nın bu arastırma kapsamında incelenen bölümü Büyük Göl'ün 40 m kadar doğusundan itibaren biri kuzeye, diğeri kuzeydoğuya ve doğuya uzanan üç ana kol içermektedir. Kuzey kolu Kristal Göl (derinlik ~40 m) ile devam etmekte olup, değisik kollara ayrılan ve hepsi sonlanan kuru galeri ile sonlanmıstır. Özellikle bu kuru galerideki taban ve tavandaki kristal olusumlar tek kelime ile muhtesemdir. İki kol arasında bulunan bölüm tavandan düsen çok sayıda blok varlığı ile karakteristik bir salondan oluşmaktadır.

Kuzey ve Kuzeydoğu Kollarının takip ettikleri kırık hatlarının bu bölümde kesismesi tavandan düsen blok bolluğunun olası nedeni olarak değerlendirilmistir. Salonu takip eden Kuzeydoğu kolu, Umut Gölü (~25 m), Muz Gölü (~15 m), Sonsuzluk Gölü (~30 m), Gizemli Göl (~8 m), Cumhur Gölü (~15 m), Dinginlik Gölü (~6 m) ve Ya Sabır (~15 m) seklinde adlandırılan 6 adet büyük göl ile adlandırılmamıs 4 adet gölcük içermektedir. Umut ve Muz gölleri hem sualtından hem de suüstünden birbirleri ile bağlantılıdır. Umut gölünde gerçeklestirilen aletli dalıs çalısmasında gölün doğu duvarı boyunca 100 m'lik hat dösenmis ve haritalandırılmıstır . Bu dalısta 12 metrede derinlikte sarkıt ve dikit örneklerine rastlanmıstır. Umut gölünün güney duvarını takiben gerçeklestirilen dalısta 200 m'lik hat dösenmis olmasına karsın yoğun silt havalanması sonucu görüs uzaklığının sınırlanması nedeniyle son noktaya ulasılamamıstır, fakat gölün batıya doğru ilerlediği anlasılmıstır. Siltasyon sonucu olusan bulanıklığın kendiliğinden kaybolması için 2-3 gün geçmesi gerektiği gözlenmistir. Çalısma sırasında mağaranın Kuzeydoğu Kolu boyunca kırkayak, sıçan ve yarasa ile karsılasılmıstır. Doğu Kolu, Umut gölünden çıkılan bir balkondan sonra ancak bir insan geçebilecek darlıkta çatlaktan devam ederek, göle açılıyor. Bu gölden sonra iki ayrı kola ayrılan mağara, su ile kaplı bu iki kolun birlesmesiyle sonlanıyor. Bosluklar genelde tavandan düsen kayalar ile kaplı olup, bundan dolayı ortası yükseltili ve duvar kısımlarına ilerledikçe su tabanın olusturduğu yer yer göller mevcuttur. Mağaranın sonuna kadarki ilerlemeler aynı karakteristikte olup, su tabanı her yerde mevcuttur ve fırsat bulduğu her yeraltı bosluğunda göl olusturmustur. Güney kolu ise, turizme açık kısımda bulunan Büyük gölün güneyinde, labirent yapıda dar çatlaklar ve su tabanının olusturduğu gölcüklerden olusmaktadır. Güney kolunda, soda tüplerinin bulunduğu ve gölle sonlanan bir galeri bulundu.

Görsel Bulgular: İnsuyu Mağarası'nın ikinci bölümünde gerçeklestirilen gözlemler, bu bölümün olusumunun çok fazlı (multiphase) olduğuna isaret etmektedir. Kuru galerilerin yan dallara ayrılması bu bölümlerdeki asınmanın suya doygun kosullarda gerçeklestiğine isaret etmektedir. Bu bölümler olasılıkla artezyen kosullarda gerçeklesen ilk olusum döneminin artıklarını yansıtmaktadırlar. Tavan ve yan yüzeylerde gözlenen tarak (scallop) biçimli asınım yüzeyleri, zamanla doygun kosullardan yarı-doygun kosullara geçildiğine, bu süreç sırasında yüksek akım hızına sahip, türbülanslı karakterdeki yeraltı akarsuyu ve kollarının asınımda etkili olduğuna isaret etmektedir. Bu gözlemler, İnsuyu Mağarası'nın geçmiste günümüzde gözlenenden çok daha fazla miktarlarda (metreküp düzeyinde) su bosalttığını, diğer bir değisle geçmis hidrolojik aktivitenin günümüzden daha yoğun olduğunu belirtmektedir. Kasık olusumları ile mağaranın halen batık (suyla dolu) bölümlerinde de karşılaşılmaktadır.

Ana kolların daralan bazı bölümlerinde üstte genis ve oval, altta dikey elips biçimli "anahtar deliği" morfolojisi ile karsılasılması ilksel suya doygun gelisim dönemini takip eden yarı-doygun ve akarsu asındırması ile karakterisitik ikincil gelisim fazının bir diğer kanıtını olusturmaktadır. Bu bölümlerde, duvarların yüksek bölümleri ile tavanlarda kasık olusumları ile karsılasılması, akarsuyun zaman zaman galerilerin tamamen suyla dolmasını sağlayacak biçimde yükseldiğini göstermektedir. Bu bölümlerde gözlenen soda tüpü, sarkıt, dikit ve perde biçimli ikincil çökellerin varlığı, yeraltı akarsuyunca gerçeklestirilen asınmanın zamanla zayıflayarak etkisini yitirdiğinin belirgin kanıtlarını olusturmaktadırlar. Bu çökeller günümüze değin etkili olan son gelisim döneminin ürünleridir.

Özellikle Kuzey ve Kuzeydoğu Kolların kesistiği salon bölümünde yoğun olarak karsılasılan tavandan düsme bloklar tektonik hareketlerin yalnızca mağaranın gelisiminde değil aynı zamanda doğal yollarla kısmen tahrip olmasında da etkili olduğunu göstermektedir. Gelisimde etkili fay yüzeyleri boyunca karsılıklı blokların makaslama kuvvetlerinden yoğun biçimde etkilenmeleri nedeniyle, bazı bölümlerde duvarları olusturan ana kaya asırı derecede duraysız ve dağılgandır.

Bu gibi kısımlar araştırma faaliyetleri açısından riskli bölümleri oluşturmaktadır. Hidrolojik aktivitenin doğal ya da yapay nedenlerle zayıflaması sonucu bölgesel yeraltısuyu seviyesindeki azalmanın izleri mağara içinde kurumus göl yatakları seklinde kendini göstermektedir. Bu göl yataklarının yamaçlarında ve tabanlarında gözlenen ikincil çökellerin temiz yüzeylere sahip olması, yamaçların genel olarak birden fazla maksimum su seviyesi izi içermemesi gibi kanıtlar su çekilmesinin yavas ve düzenli bir biçimde gerçeklestiğini göstermektedir. Bazı kuru göl tabanlarında yalnızca damlayan su oluklarının gözlenmesi, bunlara bağlı dikitlerin henüz gelismemis olması, kuruma sürecinin yakın geçmiste gerçeklestiğine dair diğer kanıtları olusturmaktadırlar.

İkinci bölümde ilgi çekici gözlemlerden birisi de Umut Gölü'nde saptanan sualtı ikincil çökel varlığıdır. Genellikle sarkıt ve dikit biçiminde olan bu çökeller, geçmiste bölgesel yeraltısuyu seviyesinin günümüzden en az 30-40 m kadar daha alçak konuma indiğini göstermektedir. Alçak su döneminde atmosfere açık kosullarda olusan bu çökeller daha sonra yeraltısuyu seviyesindeki yükselime bağlı olarak günümüzdeki batık konumlarına ulasmıslardır. Bu çökellerin gelistiği yüzeylerin aynı zamanda kasık olusumları içermesi ilgi çekici bir diğer gözlemdir. Bu görsel veriler, İnsuyu mağarası gelisim sürecinin i) batık kosullarda gerçeklesen "ilksel galeri olusum dönemi", ii) yeraltısu su seviyesindeki azalma ile birlikte yarı-doygun kosulların, yeraltı akarsu sisteminin ve kasık olusumunun etkili olduğu "aktif akarsu dönemi", iii) kasık olusumları üzerinde ikincil çökellerin gelistiği "pasif-kuru dönemi), iv) anılan çökelin mağaranın bazı bölümlerinde (örğ. Umut Gölü) batık konumda bulunmasına neden olan "su seviyesi yükselim dönemini" ve v) günümüzde de devam eden "su seviyesi alçalım dönemini" içeren farklı gelisim fazları içerdiği anlasılmaktadır. Insuyu Mağarasına yapılan suüstü ve sualtı arastırmaları sonucunda, mağaranın su an için geçerli tek haritası olusturulmustur. Sualtı göllerine yapılan dalıslarda sarkıt ve dikit örneklerine rastlanmıstır, bu da mağaranın bu kısımlarının daha önce sualtında olmadığının bir kanıtıdır. Sualtı Arastırmaları Derneği çatısı altında yapılan bu çalısmada birçok kara ve sualtı ekibi çalısmıstır.

TEŞEKKÜR Bu arastırma kapsamındaki çalısmalar, Chronos İstanbul firması tarafından maddi olarak ve ODTÜ Sualtı Topluluğu Mağara Dalışı ve Araştırmaları Grubu, Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü, Boğaziçi Üniversitesi Mağara Arastırma Kulübü ve Küçük Asya Mağara Aratırma Derneği'nin arastırma altyapısı katkıları ile desteklenmistir.

ARAşTIRMA EKİBİ Ali Ethem Keskin, Alisar Erdoğan, Arda Aydın, Atila Kara, Aybüke Yurteri, Ayse Seyda Maras, Bülent Erdem, Burcu Kasapoğlu, Damla Atalay, Doruk Dündar, Durmus Yarımpabuç, Emine Azak, Emrah Cantekin, Ender Usuloğlu, Esra Demirkol, Fatih Sen, Güzden Varinlioğlu, Hande Ceylan, Hasan Mutlu, Koray Küçük, Murat Eğrikavuk, Murat Memisoğlu, Oktay Çağlar, Onur Tiryaki, Orhan Timuçin, Osman Tunalı, Özgün Sarısoy, Sencer Çoltu, Volkan Evrin, Yalın Bastanlar.

Fotoğraflar: SAD-MADAG, Ali Ethem Keskin